Su Böreği Açarken Yufka Neden Yırtılır? Mutfakta Herkesin Başına Gelen O Anlar

Evde su böreği yapmaya niyetlenenlerin yarısı daha ilk yufkada morali bozuyor. Hamur açılırken bir bakmışsın kenardan çatlamış, sudan çıkarırken dağılmış. Annelerin “acele ettin” dediği, büyüklerin “hamur dinlenmemiş” diye yorumladığı klasik sahneler yani. İşin özü birkaç noktada toplanıyor.

Berat Kandili Yaklaşıyor - Takvimlere Bakmadan Edemeyenler İçin Tarih Netleşti
Berat Kandili Yaklaşıyor - Takvimlere Bakmadan Edemeyenler İçin Tarih Netleşti
İçeriği Görüntüle

Hamur Meselesi: Ne Taş Gibi Ne Cıvık

Hamur çok sert olursa açılmaz, yumuşak olursa elde kalır. Burada iş biraz el ayarı. Unu bir anda boca etmek yerine azar azar eklemek lazım. Ele yapışmıyor ama bastırınca toparlanıyorsa tamamdır. Bir de dinlenme kısmı var, çoğu kişi atlıyor. Oysa 20-30 dakika bekleyen hamur daha sakin oluyor, sinirlenip yırtılmıyor.

Bezeler Küçük Detay Gibi Durur Ama Değil

Bezeleri gelişi güzel yapınca biri kalın biri ince açılıyor. Sonra “bu yufka niye gitti” deniyor. Hepsi aynı boyda olunca iş kolaylaşıyor. Üstü örtülmezse kuruyor, kuruyunca da açarken çat diye gidiyor. Bunu yıllar önce bayram öncesi börek açarken öğrenen çoktur.

Yufkayı Açarken Aşırı İncelik Tuzak Olur

Cam gibi olsun diye bastırdıkça bastıranlar var. Ortası kağıt gibi oluyor, kenar kalıyor. Sonra kaynar suda dağılması sürpriz değil. Dengeli incelik burada kilit nokta. Oklavayı gezdirirken aynı baskıyı vermek işe yarıyor.

Kaynar Su ve Soğuk Su Arası İnce Çizgi

Su tam kaynamadan yufka atılırsa hamur gevşiyor. Çok beklerse de eriyor. 1-2 dakika yeterli. Çıkar çıkmaz soğuk suya atmak işi toparlıyor. Burada sıkmak yok, nazik davranmak şart. Yoksa emek çöpe.

Tavaya Sererken Sabır Şart

Yufkayı çekiştirmek en büyük hata. Yağ gezdirirken bile yavaş olmak lazım. İç harcı boca etmek yerine yayarak koymak işleri kurtarıyor. Eski usul yapanlar zaten bunu bilir, acele eden pişman oluyor.