Patlıcan Kokusu Eve Yayılınca: İftarda Herkesin Gözü Bu Tepside Oluyor
Ramazan akşamları yaklaştı mı insanın aklına hep aynı soru geliyor: “Bugün ne yapsam da hem doyursun hem yormasın?” İşte tam burada patlıcan kebabı devreye giriyor. Fırına girince yayılan kokusu var ya, insanı daha ezan okunmadan mutfağa çekiyor resmen.
Patlıcan – Kıyma Uyumu: Bozulmayan Bir Klasik
Eskiden annelerimizin yaptığı gibi… Bir patlıcan, bir köfte dizilir, tepsi dolunca herkes umutlanırdı. Kimi zaman fazla yağlı olurdu, kimi zaman kuru. Ama doğru yapıldığında ortaya çıkan lezzet gerçekten başka oluyor.
Özellikle tuzlu suda bekletilen patlıcan yağ çekmiyor, fırında daha güzel kızarıyor. Bu detayı atlayan çok kişi var, sonra “Niye bizimki lokanta gibi olmadı?” diye söyleniyor.
Tuzlu Su Sırrı – Yağlanmadan Pişmenin Yolu
Patlıcanları doğrayıp direkt tepsiye koyanlar genelde pişman oluyor. Hafif acı kalıyor, üstü soluk oluyor. Oysa 20-25 dakika tuzlu suda bekletince bambaşka bir şey çıkıyor ortaya. Kurulamayı da unutursan iş bozulur, buhar olur falan.
Malzemeler – Evde Olanlarla Tamamlanıyor
3 adet patlıcan
400 gram kıyma
Soğan, sarımsak, baharat
Biraz galeta unu
Domates, biber
Salça, zeytinyağı, sıcak su
Yani öyle market market gezmeye gerek yok. Evde ne varsa çoğu zaten var.
Köfteyi Yoğurma Meselesi – Acele Eden Kaybediyor
Kıyma harcını “şöyle iki çevirip bırakalım” dersen olmaz. En az üç dört dakika yoğurmak lazım. Yoksa köfte dağılır, içi kuru kalır. Sonra “tarif kötü” dersin, halbuki mesele yoğurmada.
Bir patlıcan bir köfte dizmek hem görüntü hem lezzet için önemli. Karışınca tatlar birbirine geçiyor, ortaya güzel bir denge çıkıyor.
Fırın Aşaması – Son Dakikalar Kritik
Salça, zeytinyağı ve sıcak suyu karıştırıp tepsiye döktün mü iş tamam gibi duruyor. Ama son 10 dakika var ya… İşte orası önemli. Üstü kızarmaya başlayınca kokular yayılıyor, herkes mutfağa geliyor.
200 derecede yaklaşık 35 dakika genelde yeterli oluyor. Ama fırına göre değişiyor tabii, bazen 5 dakika fazla kalabiliyor.
Küçük Dokunuşlar – Tadı Değiştiriyor
Bazı evlerde maydanoz koyarlar, bazıları hiç sevmez. Kimisi yanına pirinç pilavı yapar, kimisi bulgur. Yoğurtsuz yiyen de pek yok açıkçası.
Geçen sene de Ramazan’da bu tarif çok yapılmıştı, herkes sosyal medyada paylaşmıştı. Bu sene de yine favori olacak gibi duruyor.
Evde yapılan, aceleye gelmeyen bir patlıcan kebabı iftarı gerçekten güzelleştiriyor. Bazen pahalı yemek değil, böyle sade tarifler daha çok mutlu ediyor insanı.





