Mercimek Çorbasını Böyle Deneyen Eski Tadını Unutuyor – Tenceredeki Küçük Dokunuş Sofrada Büyük Fark Yarattı
Mercimek çorbası çoğu evde haftada en az bir kez kaynıyor. Kimi sade seviyor, kimi bol limonlu. Son zamanlarda mutfaklarda dolaşan küçük bir dokunuş var ki, çorbayı içen bir daha eskisine dönmek istemiyor. O detay da zencefil. İlk duyunca burun kıvıran çok oluyor ama tencereden çıkan koku fikri değiştiriyor.
Tencerede O An Başlıyor
Soğan kavrulurken mutfak zaten klasik mercimek havasına giriyor. İşte tam o anda rendelenmiş taze zencefil giriyor devreye. Ne fazla ne az. Bir çay kaşığı kadar. O koku yayılıyor, “bu ne ya?” dedirtiyor ama merak da uyandırıyor. Daha önce benzerini denemeyenler için şaşırtıcı bir an.
Lezzet Değişiyor, İçimi Hafifliyor
Zencefilli mercimek çorbası, klasik versiyona göre daha ferah bir içim sunuyor. Midede ağırlık yapmıyor. Özellikle kış akşamlarında, dışarıdan üşüyerek gelenlerin favorisi oluyor. Daha önce pırasa ekleyip farklılık arayanların çoğu bu tarifte aradığını bulduğunu söylüyor.
Küçük Püf Noktaları Büyük Etki Yapıyor
Zencefil baskın bir tat. O yüzden ilk denemede doz kaçırmamak önemli. Toz zencefil kullanılacaksa miktar biraz daha düşürülmeli. Kimi evlerde pişme sonunda bir parça limon sıkılıyor, kimi de servis sırasında azıcık krema ekliyor. İkisi de yakışıyor, ama şart değil.
Evde mercimek varsa, bir parça zencefil de bulunuyorsa denememek için sebep yok. En kötü ihtimalle “bir kez denedik” denir ama genelde tencere bir daha aynı şekilde kaynıyor.




