Patates Meselesi Ciddiye Bindi – Fırından Çıkan Tepsi Her Şeyi Değiştirdi
Evde patates yapıp “eh işte” diyenlerin sayısı az değil. Dışı soluk, içi lapa olan o tepsiler hepimizin başına geldi. Bir kere tutar, üç kere tutmaz. İşte tam bu noktada kulaktan dolma tarifler devre dışı kalıyor. Çünkü bu sefer işin içine küçük ama etkili dokunuşlar giriyor.
İlk Hata Markette Başlıyor – Patates Her Patates Değil
Geçmişte çoğumuz ne bulduysak aldık. Aynı tencerede haşladık, aynı fırına attık. Sonuç hep sürpriz oldu. Şefin dediği net: nişastalı patates işin bel kemiği. Az sulu olanlar, fırında kendini salmıyor. Eskiden pazardan aldığın o unlu patatesler var ya, işte onlardan.
Az Haşla Mantığı Çöktü – Dağılacak Gibi Olmalı
“Biraz diri kalsın” fikri burada çalışmıyor. Patatesler iri iri doğranıyor, bol tuzlu suda neredeyse dağılacak kıvama gelene kadar haşlanıyor. 12-15 dakika. Annelerin yıllarca yaptığı gibi yarıda kesmek yok. Bu aşama atlanınca fırında mucize beklemek hayal.
Buhar Detayı – Kimse Dikkat Etmezdi
Süzgece alıp beklemek yetiyor sanan çok. Oysa patates kendi buharıyla biraz kuruyacak. Sonra tencereyi sallıyorsun, kenarlar bilerek bozuluyor. Bu pürüzler fırında çıtır çıtır oluyor. Daha önce yanık sanıp çöpe atanlar vardı, hatırlayan bilir.
Tereyağı ve Otlar – Yağ Meselesi Hafife Alınmaz
Tepsiye eritilmiş tuzsuz tereyağı, içine bütün halde biberiye, kekik ne varsa. Doğramak yok. 190 derecede sabırla pişiyor. 30-40 dakika arası. Bu aşamada mutfak kokusu bile başka oluyor, komşu kapı çalarsa şaşırma.
Kısaca mesele patates değil, yaklaşım. Bir kez bu yöntemle yapan eski usule dönmüyor, denendi görüldü.