Mersin'de servis taşımacılığı alanında uzun süredir devam eden krize çözüm bulması beklenen 29 yıl süreli S plaka ihalesi, açıklanan şartlar nedeniyle yeni tartışmaları beraberinde getirdi. İhale sürecinin, bireysel esnaf yerine büyük sermaye gruplarını hedef aldığı ve mevcut sorunları daha da derinleştireceği iddiaları gündemde geniş yankı uyandırdı.
3 Milyon TL'lik Plaka Bedeli: Esnafın Erişimi İmkansızlaşıyor
İhaleyle birlikte verilecek her yeni S plaka için KDV dahil yaklaşık 2 milyon 750 bin TL gibi oldukça yüksek bir bedel belirlenmesi, esnafın tepkisine neden oldu. Mevcut ekonomik koşullar altında bireysel bir esnafın bu tutarı karşılamasının imkansız olduğu belirtilirken, bir S plakanın servis hizmetiyle ancak 10-12 yılda kendini amorti edebileceği hesaplanıyor. Ayrıca, finansmana erişimi olmayan ve kredi sicili zayıf küçük işletmeler ile bireysel taşımacılar için bu bedel tamamen dışlayıcı bir unsur olarak görülüyor. İhale bedelinin hangi ekonomik kriterlere göre belirlendiği konusunda kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmaması ise şeffaflık ilkesine aykırı bulunuyor.
İkamet Şartı Rekabeti Engelliyor, Hukuki Sorunlara Yol Açabilir
İhaleye başvurabilmek için son bir yıldır Mersin'de ikamet etme şartı getirilmesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'ndaki eşitlik ve rekabet ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu şartın, diğer illerden yatırımcıların veya Mersin'e hizmet sunmak isteyen esnafın katılımını engellediği ve yerel halka hizmet bahanesiyle belirli zümrelere avantaj sağladığı iddia ediliyor. Uzmanlar, bu durumun ileride ihalenin iptali veya yargıya taşınması riskini taşıdığı konusunda uyarıyor.
Mevcut Plakalar ve İkiz Plaka Riski
Mersin'de halihazırda 1018 adet aktif ruhsatlı S plaka bulunuyor. Yeni plaka üretimiyle mevcut plakaların değerinin teorik olarak etkilenebileceği düşünülse de, serbest piyasada satış yapılamadığı ve bankaların kredi vermediği için fiilen bir değer düşüşü yaşanmıyor. Ancak asıl tehlike, hizmet alanı ve hat karmaşası ile "ikiz plaka" riskinde yatıyor.
Yeni dağıtılacak plakaların 33 S 00001 ile başlayacak olması, hali hazırda trafikte kullanılan "33 S 0001" gibi plakalarla karışıklığa neden olabilecek. Bu durumun trafik cezaları, adli işlemler ve Plaka Tanıma Sistemleri (PTS) gibi sistemlerde ciddi karışıklıklara yol açabileceği, hatta bir kişinin işlediği suçun yanlışlıkla başka bir plaka sahibine yansıyabileceği belirtiliyor. Belediye'nin bu duruma yönelik herhangi bir önleyici düzenleme getirmemesi, hukuki hak ihlallerine zemin hazırlayabileceği endişesini doğuruyor.
Servis Sıkıntısı Derinleşecek: Esnafın Geleceği Tehlikede
Uygulamanın bu haliyle hayata geçmesi durumunda, servis taşımacılığına yeni sermaye gruplarının girebileceği ancak hizmet kalitesinin garanti altına alınamayacağı düşünülüyor. Büyük şirketlerin ihaleyi kazanıp araçları taşerona vererek denetim dışı bir sistem oluşturabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bireysel esnafın tamamen yok sayılmasının, yıllardır omuzladığı sistemin çökmesi anlamına geleceği belirtilirken, mağdur esnaflar, "Bu plaka fiyatına 3 tane minibüs alınır. Biz hizmet veriyoruz ama bedeli ödeyemiyoruz. Biz taşımayacağız da kim taşıyacak?" sözleriyle endişelerini dile getiriyor.