Resmi verilere göre, geçtiğimiz yıl Türkiye'nin doğum oranı en düşük seviyelere geriledi. TÜİK'in açıkladığı verilere göre, 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, yani bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı, 2023 yılında 1,51'e düştü. Endişe verici rakamlardan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sıkıntıya dikkat çekti. Erdoğan'ın bu açıklamalarının ardından annelere doğum paketi hazırlanması çalışmaları bakanlıkların bünyesinde resmen başlamış oldu. 

Paraev (3)

Ayçiçek Yağı, Zeytinyağı, Un Yüzde 25 İndirimde! Migros’ta Ek Olarak BEDAVA Kampanyası Başladı Ayçiçek Yağı, Zeytinyağı, Un Yüzde 25 İndirimde! Migros’ta Ek Olarak BEDAVA Kampanyası Başladı

HER İKİ BAKAN DA OLUMLU BAKTI

Doğum paketi sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da anneleri rahatlatacak. Örneğin doğum izninin dört aydan 1 seneye çıkarılması tavsiye edilirken konuya dair Mehmet Şimşek, “Bu konuda asla klasik maliye olarak hareket etmeyeceğiz. Bize ne düşerse varız” ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin MKYK toplantasında ikinci ve üçüncü çocuğa göre kademeli olarak iznin artırılmasının yanı sıra, kreş veya kira desteği ya da kadının özlük hakkı ile beraber maaşında yapılabilecek bazı düzenlemeler öne çıktı. MKYK üyelerinden bazıları, "Daha derli toplu bir çalışma yapılması lazım. Sadece doğum izni değil, kadınlarımız çocuk sahibi olmak istiyor. Kreş desteği, çalışan desteği, kira desteği. Kadın çalışıyor, çocuk sahibi olmak istiyor ama bakıcıların maaşı 30-40 bin liradan aşağı değil. İkinci, üçüncü çocuğa destek verilmesi lazım. Biraz üzerinde çalışmamız lazım. Aile Bakanlığı’nın bir sürü bütçesi var. Sadece doğum iznini uzatmak değil, 0-3 yaş dediğimiz gelişim evresi de önemli.” şeklinde yorumlar yaparak doğum destek paketinin önemine vurgu yaptı. 

Paraev (2)


'3 ÇOCUK ÖNERİSİNDE HAKLI ÇIKTIK'

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre azalan doğum oranlarına dikkat çeken ve konunun önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1 seviyesinin altındayız. Bu, açık söylüyorum, Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir, bir felakettir. Açık söylüyorum bu Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir bir felakettir. Biz bu tabloyu gördüğümüz için sürekli 3 çocuk tavsiyesinde bulunuyorduk. Maalesef zaman, öngörülerimizde bizi haklı çıkardı. En az 3 çocuk çağrımızın önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Nüfus millet olarak en büyük gücümüzdür, bunu korumak zorundayız. Önümüzdeki dönem bu konularda daha kararlı olacağız." şeklinde konuşarak sözlerine son verdi.