"Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’deki hedefleri vurmasına ilişkin, "Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz? Konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz? Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü" dedi.

"Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’deki hedefleri vurmasına ilişkin, "Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz? Konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz? Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü" dedi.

16 Nisan 2018 Pazartesi 12:45
"Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’deki hedefleri vurmasına ilişkin, "Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz? Konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz? Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir otelde gerçekleştirilen Global Girişimcilik Kongresi’nde konuştu. Suriye’deki duruma dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye’de yaşananları neyle izah edeceğiz. Suriye’de 7 yıldır bir süreç var. Bu süreç içerisinde bu emperyal güçler acaba Suriye’den ne kadar insanı kendi ülkelerine çekip aldılar. Almadılar. Ama Türkiye 3.5 milyon insanı barındırıyor" dedi.

"Peki onlar ne yaptı?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onlar geldiler kimyasal silah dediler vurdular. O çocuklar bize geliyor. O çocukların ne halde olduğunu ben görüyorum. Diğerleri görmüyor. Tutturdukları tek şey var kimyasal silah kullanıldığı için vurduk. Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz, konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz. Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü. Sadece kimyasal silahlarla öldürülenlere bak böyle adalet olur mu? Bunu birçok kez gündeme getirdiğimiz halde kimsenin umurunda değil. Gelin bu dünyada yeni bir barışın temelini atalım. Böyle rastgele bu ülkelere bombaları yağdırmayalım. Varil bombalarını yağdırmayalım. Bunun bedelini çıkarttığımız zaman bu kadar büyük rakamların kullanıldığı, öbür tarafta sefaletin yüzdüğü dünya reva mıdır? Lafa geldiği zaman barış. Nasıl barış. Gel vur burayı sonra barış de. Olmaz olsun böyle barış. Dürüst olalım, samimi olalım. Biz 31 milyar dolar Türkiye’deki mülteciler için harcama yaptık. Peki dünyadan size bir şey gelmedi mi. Şu anda AB’nin bize verdiği söz var 3 artı 3 milyar avro. Bizim hesaplara gelen rakam 1.850 milyar avro. Diyorlar ki bir o kadar da geliyor. Ben gelene bakarım. Bütün bunlara rağmen biz o mültecileri gelse de gelmese de misafir etmeye devam edeceğiz. Birçok tekliflerimiz oldu. Gelin bizim sınırımızda olur Suriye tarafında olur onlara yeni şehirler kuralım" diye konuştu.

“DAHA STABİL BİR GÜNDEMDE BU DÖNEMİ GEÇİRSEYDİK, ULUSLARARASI YATIRIM MİKTARINI ÜÇE KATLAYABİLİRDİK”

Son 15 yılda 180 milyar dolarlık uluslararası yatırımın Türkiye’ye geldiğini anlatan Erdoğan, “Bu bir güvendir. Bu güven olmamış olsa bu yatırımı siz ülkenize çekemezsiniz. Bu başarının küresel finans krizine, kesintisiz maruz kaldığımız saldırılara, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen elde edildiğinin unutulmaması lazım. Şayet daha stabil bir gündem ile bu dönemi geçirebilmiş olsaydık inanıyorum ki uluslararası yatırım rakamlarını ikiye, üçe katlayabilirdik. Yatırımlar dünyadaki tüm yatırımlar içerisinde bakıyorsunuz örneklemede ilk 10’a giren yatırımlar var. Bunlardan en önemlisi bu yıl sonuna doğru açılışını yapacağımız havalimanımız. Bunu biz mi yaptık, hayır. Biz ufuk açtık. Girişimcilik ruhunu verdiğimiz, girişimcileri teşvik ettiğimiz 5 girişimcimizi bir araya getirmek suretiyle onlar yaptı” şeklinde konuştu.

“TURİZMDE BU YIL 36 MİLYONU YAKALAYABİLİRİZ”

Türkiye’nin ekonomik anlamda yaşadığı büyümeye dikkat çeken Erdoğan, “İhracatımız 36 milyar dolardan 160 milyar dolara, istihdamımız 28.3 milyon kişiye yükseldi. Turist sayımız 13 milyondan 32 milyona, turizm gelirimiz 12.4 milyar dolardan 26.3 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu ara turizmde malum darbe girişimi sebebiyle sıkıntılar yaşadık ama onları da aştık, aşıyoruz. Bu yıl turizmde beklentimiz çok yüksek. Turist sayısında inanıyorum ki 36 milyonu falan yakalayabiliriz. Şu anda özellikle ciddi manada başka işaretler de geliyor 40 olur diye. Şimdilik 36’ya kenetlendik. Döviz rezervlerimiz 17.5 milyar dolardan bir ara 130 milyar dolara kadar çıktı. Son dönemde bu rakam 110 milyar dolar seviyesine özellikle bu darbe girişim ertesinde inmiş seviyede. Bunu tekrar çıkarmaya muktediriz. Ülkemizi özellikle büyütürken kamu mali disiplinini de elden bırakmadık. Kamu borç stokumuzun milli gelirimize oranını yüzde 60 seviyesinden yüzde 8.5’e kadar indirdik. Biz bunlarla yetinebilecek bir ülke değiliz, potansiyelimiz çok daha büyük” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ciddi bir genç nüfusa ve potansiyele sahip olduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu genç nüfusu bütün ailelere en az 3 çocuk istiyorum diyorum ülkem için. Çünkü genç dinamik bir nüfusa ihtiyacımız var. Eğer genç bir nüfusa sahip olmazsak dünya yaşlanıyor, yarın biz de yaşlanacağız. Yaşlı bir nüfusla bir yere varmak mümkün değil. Ekonominin temel taşı insandır. Bazen şöyle anlatırlardı; emek, sermaye, yatırım. Tamam da bu anlattıklarının hepsi birbiri ile çelişkili. Bunların hepsinin temelinde insan yatıyor. İnsan varsa emek var, sermaye var, yatırım var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Diğerleri insanın türevi. Yatırımı önce insana yapmamız lazım. Genç nüfusa Türkiye’nin ihtiyacı var. Buradan uluslararası camiaya da mesajımı vermiş oluyorum. İnsandan çekinmeyelim. Girişimciliğin ruhunda da insan var. Girişimci insanları da el ele verip yetiştirmek durumundayız.”

Yatırım ortamının iyileştirilmesi için önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Erdoğan, girişimcilere vergi muafiyetlerinden arsa hibesine kadar geniş bir yelpazeye yayılan teşvikler verildiğini kaydetti.

(İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.